Kahve yapmanın onlarca yöntemi, bu yöntemleri uygulamakta kullanılan pek çok basit ve karmaşık alet var. Perkolatör de bunlardan biri. Hatta en eski aletlerden biri. Perkolatör meraklıları, kahve demlemenin en lezzetli yolunun perkolatörle yapılabileceğini iddia ediyor. Bizim coğrafyamızdaki tarihi, çok eskilere dayanmayan bu özel demliğin ne olduğunu, nasıl çalıştığını merak ediyorsanız, merak ettiğiniz herşeyin bir özetini burada bulabilirsiniz.

Perkolatörün bugün kullanılan kahve makinelerinin ilkel formu olduğu söylenebilir. Normalde birşeyin yenisi ve daha gelişmişi yapılınca ilkel formları unutulur ancak perkolatör için bu böyle olmamış. Çünkü meraklıları, perkolatörün kahve demlemenin en mükemmel yolu olduğu görüşündeler. Aslında kahvenin lezzetini bir miktar azalttığı da söyleniyor. Fakat bazı kahve severler, perkolatörün doğru kullanılmasıyla kahvenin demlenme sürecindeki tuzaklardan kaçmanın mümkün olduğunu, lezzet kaybının önlenebileceğini iddia ediyorlar. Bunlarla birlikte söz konusu olan aromanın açığa çıkması olduğunda da perkolatörün eline su dökecek başka bir araç olmadığı konusunda pek çok kişi hem fikir. Perkolatörün marifetinin sırrı kahve çekirdeklerindeki uçucu bileşiklerin varlığı…

Percolator’un Tarihi

Perkolatör, Sir Benjamin Thompson adı ile tanınan Amerika’da doğmuş, İngiliz kökenli bir fizikçi olan Kont Rumford tarafından geliştirilmiştir. Sir Thompson, aynı zamanda askeri alanda önemli katkılar sağlamıştır. Perkolatörü (nam-ı diğer süzdürme cezvesini) 1810 ila 1814 yılları arasında geliştirdiği tahmin edilmektedir. Onu bu aleti geliştirmeye teşvik eden, kahvenin uyarıcı etkisinin, çayın ve alkolün etkisinden çok daha üstün olduğuna inanması olmuştur. Sir Thompson’ın geliştirdiği ilk model şu anda kullanılandan biraz farklıdır.

Bugün aşina olduğumuz perkolatörün patentini 16 Ağustos 1989’da Illinoisli bir çiftçi olan Hanson Goodrich almıştır. (Patent numarası 408707) Tasarımda var olan temel ögeler; kaynama için geniş taban, yukarı akış sağlayan merkezi boru ve üstünde delikleri olan bir haznedir. Aslında Goodrich’in yaptığı standart kahve demliğini elektrikli bir süzücüye dönüştürmek olmuş ve bunun için esas tasarımda çok az değişiklik yapmıştır.

Nasıl Çalışır?

Percolator’un geniş haznesi altında bir odacık bulunur. Bu odacık ısı kaynağına en yakın olan noktadır ve hemen üzerinde dikey bir boru uzanır. Borunun üstünde ise hem altı hem de üstü delikli bir hazne yer alır.

Üst tarafta yer alan delikli hazneye istenilen miktarda öğütülmüş kahve konur. Isı kaynağı demliğin altındaki suyu ısıtmaya başlar. Haznenin en altındaki küçük odacıktaki suyu kaynatır. Kaynamanın yol açtığı baloncuklar, (hava pompasının çalışma prensibine uygun olarak) havanın basıncıyla enerji üretir. Havanın yoğunluğu, sıvının (başlangıçta bu sıvı su sonradan kahvedir) yoğunluğundan daha düşük olduğu için sıvı boru boyunca yükselmeye başlar. Böylece borunun tepe noktasına ulaşan su, yayıcı levhaya doğru akar. Yayıcı levha, aşağıdaki öğütülmüş kahve ile dolu bölüme, sıcak bir yağmur gibi yağar. İnce çekilmiş kahve çekirdeklerinin arasından sızan sıcak su, süzülerek alttaki hazneye akar. Suyun borudan yukarı çıkıp, kahve olarak aşağı süzülmesinden sonra da döngü, kahve mükemmel kıvama ulaşana kadar devam eder.

Kaynaklar: