Ağlamanın iyi bir manipülasyon aracı olduğunu fark ettiğim çocukluk yıllarında, ağlama işine ayırdığım bilinçli mesai sırasında gözyaşının tuzlu olduğunu fark etmiştim. Gerçi çocukluğunda yalandan ağlama denemesi yapmış olsun olmasın herkes gözyaşının tuzlu olduğunu bilir. Ancak neden tuzlu olduğunu bilene pek rastlanmaz. Bu makalede gözyaşının çeşitleri, içeriği, neden tuzlu olduğu vb. gözyaşı ile ilgili merak edilen bilgiler özetlenmiştir.

Kendi kendime istediğimi alana kadar ağlayacağıma söz versem de ağlama işine başladıktan bir süre sonra kendimi şarkı söylerken ya da bir hikaye uydururken bulurdum. Gözyaşı konseptli oyunlar ve hikayeler:)

Gözyaşının neden tuzlu olduğu sorusuna geçmeden önce; gözyaşı nedir, nasıl oluşur, çeşitleri var mıdır sorularının yanıtlarını vereceğiz.

Gözyaşı

Gözlerimiz, vücudumuzdaki en etkileyici adaptasyonlardan biridir. Sadece görme yetisi gibi muhteşem bir yeti sağladığı için değil, karmaşık mekanizmalar ve sistemlerle korunduğu için. Örneğin kurumaması için gelişmiş kırpışma mekanizması. Gözümüzü her kırptığımızda, göz yüzeyimize ince bir lakmiral sıvı tabakası yayılır. Buna bazal gözyaşı denir. Bazal gözyaşı; su, yağlar, müsin, immunoglobulinler (serumda bulunan antikor özelliğine sahip proteinler), sodyum ve potasyum ile askorbat ve ürat (ürik asidin tuzu) gibi antioksidanlardan oluşur. Bazal gözyaşı bileşenlerinin çoğu, gözü yabancı patojenlerden veya potansiyel bakteri tehditlerinden korumaya yarar.

İkinci tür gözyaşına ise refleks gözyaşı denir. Adından da anlaşılacağı gibi refleks gözyaşı, dış uyaranlara bağlı olarak ortaya çıkar. Göze toz kaçması, çok acı bir yiyecek yemek vb. Bu tahrişler, refleks gözyaşlarını tetiklediği gibi ağzımızdaki ve bunumuzdaki mukus zarını da etkileyerek savunma mekanizmamızın hızlı temizlik özelliğini harekete geçirir.

Üçüncü tür gözyaşı ise psişik gözyaşıdır. Yoğun duygusal deneyimler sonucunda ortaya çıkar. Üzüntü, sevinç, mutluluk, aşırı yorgunluk, coşku vb.

Psişik gözyaşının üretim süreci diğer gözyaşlarından farklıdır. Psişik gözyaşı beynimizdeki parasempatik sinir sistemini etkileyen limbik sistem tarafından kontrol edilir. Sistem, gözyaşının üretilebilmesi için lakrimal bezi harekete geçiren nörotransmiterleri serbest bırakır. Üretim süreci farklı olduğu gibi duygusal gözyaşının bileşenleri de farklıdır. Bu gözyaşında protein bazlı hormonların konsantrasyonu daha yüksektir. Örneğin analjezik (ağrı kesici) bileşen olan lösin-enkefalin konsantrasyonu daha yüksektir.

Neden Tuzludur?

Belirtildiği gibi, bazal gözyaşları, vücudumuzdaki en önemli elektrolitlerden ikisi olan potasyum ve sodyum içerir. (Bilmeyenler için elektrolitler, vücudun sinir sisteminin ihtiyaç duyduğu doğal tuzlardır ve sinir hücreleri arasında bilgi aktarımını sağlarlar.) Vücudumuzdaki en önemli elektrolitler (tuzlar); potasyum, sodyum, kalsiyum, bikarbonat, fosfat ve magnezyumdur.

Gözyaşınızın tadının tuzlu olduğunu söylememizi sağlayan, dilimizdeki hassas tat tomurcuklarıdır. %98’i saf sudan oluşmasına karşın gözyaşının içeriğindeki yukarıda sözü edilen bileşikleri fark ederiz. Her ne kadar oranı düşük gibi görünse de bu içerik, gözlerde enfeksiyon oluşumunu engellemeye katkı sağlar. Yani aslında gözyaşı bağışıklık sistemimizin bir ürünüdür.

Bununla birlikte insanoğlu, vücudunda her daim yaklaşık 225 gr tuz bulunan bir canlıdır. Vücudumuzdaki bu tuz konsantrasyonu nedeni ile vücudumuzdan çıkan her türlü maddenin tuz içermesinde şaşılacak bir taraf yoktur. Bütün bunlara ek olarak gözyaşında bulunan diğer tuzlar ve iyonlar gözdeki yağlanma (kayganlaşma), koruma ve iyileşme süreçlerine katkı sağlar.

Bununla birlikte, üç farklı gözyaşı türüne sahip olmanın en iyi yanı, vücudun söz konusu duruma uygun oranda tuzluluk içeren gözyaşı üretebilmesine imkân vermesidir.

Son Söz

Vücudumuzla ilgili en basit detayların altından bile evrimimizin muhteşem hikayesi çıkıyor. Gözyaşlarımızın tuzlu olması, vücudumuzun olağanüstü karmaşık yapısının gösterdiği uyumun bir sonucudur. Doğal seçilim, her daim etkili ve uygun yol bulmayı başardığını, gözyaşının tadıyla bile kanıtlamaktadır.

Kaynaklar:

Benzer Kanıtlar